Marsyas
Bir satir, bir tanrıçanın attığı kavalı aldı ve Apollon'a meydan okudu.

Marsyas, aulosu, yani çifte kavalı öyle iyi çalan Frigyalı bir satirdi ki Apollon'a meydan okudu. Kaybetti ve bedeli derisi oldu. Yunanlar hikâyeyi bugünkü Afyonkarahisar Dinar'daki Kelainai'ye yerleştirdi; adını taşıyan ırmak orada bir mağaradan doğardı.
- Kim
- Aulos çalan Frigyalı bir satir
- Nerede
- Kelainai, bugünkü Dinar, Afyonkarahisar
- Çalgı
- Aulos, birlikte çalınan iki kamış düdük
- Gör
- Ribera'nın Marsyas'ın derisini yüzen Apollon tablosu, 1637, Napoli
Kaval
İlk aulosu, birlikte çalınan iki kamış düdükten oluşan çalgıyı Athena yaptı. Çalarken şişen yanaklarını suda görünce kavalı fırlatıp attı ve onu alana lanet okudu. Marsyas aldı ve kendi kendine çalmayı öğrendi; sonunda insanlar onun müziğinin Apollon'un lirinden güzel olduğunu söylemeye başladı.
Yarışma
Apollon meydan okumayı tek bir koşulla kabul etti: kazanan, kaybedene dilediğini yapabilecekti. Hakemler Musalardı. Apollodoros'un anlatımında Apollon lirini ters çevirip öyle çaldı ve Marsyas'tan aynısını kavalıyla yapmasını istedi. Marsyas yapamadı. Apollon onu bir çam ağacına astı ve derisini yüzdü.
Ovidius'a göre onun yasını tutan satirler, periler ve çobanlar öyle çok ağladı ki gözyaşları bir ırmak oldu: Marsyas.
Yer
MÖ 401'de bir Yunan ordusuyla Kelainai'den geçen Ksenophon, Marsyas ırmağının orada kraliyet sarayının altından doğduğunu ve satirin derisinin kaynağın çıktığı mağarada asılı olduğunun söylendiğini yazar. Herodotos'a göre deri şehrin meydanında asılıydı. Irmak, bugünkü Büyük Menderes olan Maiandros'a dökülürdü.
Ressamlar yüzyıllar boyunca bu sahneye döndü. Jusepe de Ribera'nın sakin bir Apollon ve baş aşağı haykıran bir Marsyas gösteren tablosu en acımasızlarındandır.